Sayfalar

23 Ocak 2015 Cuma

HAYALLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRMENİN YOLU

Yapılan araştırmalar, ilk insandan itibaren dünyamızda 100 milyar insanın yaşamış olduğunu söylüyor. Başlayan ve biten, her biri ayrı bir evren olan 100 milyar hayat, size de inanılmaz geldi mi bu sayı? Her bir birey yaşamı boyunca, yakın çevresindeki insanları etkileyen, olumlu ya da olumsuz diye adlandırılabilecek birçok deneyim yaşar ve mutlaka geride kalan birilerinde derin izler bırakarak bu dünyadan ayrılır. Ancak öyle insanlar vardır ki, artık isimlerini ve neye benzediklerini kimse bilmese de, onların dünyada bıraktığı izler yüzlerce yıl sonra bile tüm canlılığı ile insanlığı etkilemeye devam eder. O halde sormak gerekiyor, 100 milyar içinde, sayıları oldukça az olan bu insanların ortak bir özelliği var mı?


Bence bu soruya verilebilecek tek bir yanıt var: TUTKU

Bu özel insanlar, ünlü olayım, çok para kazanayım, yüzlerce yıl sonra bile insanlar benden bahsetsin diye yola çıkmamışlar. Bu insanlar da bizler gibi sıradan başladıkları hayatlarında, bir hayal kurup, tutkuyla bu hayallerinin peşinden gitmişler. Bu uğurda ciddi bedeller ödemiş, yargılanmış, dışlanmış, alay edilmiş, bazen de canlarından olmuşlar, ancak bugün isimlerini unutmuş olsak bile icatları ve düşünceleri ile hayatımızı kolaylaştırmaya devam ediyorlar. Bizler onların tutkularının meyvelerini tüketiyoruz.

Örneğin, hayatımızın ayrılmazı olan internetin kimin tarafından düşünüldüğünü, saç telinden ince fiber ağları kimin bulduğunu biliyor muyuz? Telefonu kimin icat ettiğini tam olarak bilemesek de, bu icadın dünyayı avucumuza koyduğunu inkar edebilir miyiz? Uzağa gitmeyelim, facebook bir okulda öğrencilerin görüntülü görüşüp, paylaşım yapabilmesi için ortaya çıkmadı mı? Apple’ı kuran Steve Jobs, yola çıkarken bir gün tüm insanlığın iletişimini olağanüstü bir noktaya getireceğini düşünmüş müydü?

İlk rasathaneyi kuran, ilk “0” rakamını bulan, ilk dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen, ilk En-el Hak diyen, ilk atomu bulan, ilk teleskobu bulan, ilk kez yönetim şekilleri üzerine fikirlerini söyleyen, ilk ameliyatı yapan, ilk kez bilinçaltı kavramını ortaya atan, ilk kez “idea”lardan bahseden…örnekler o kadar çok ki…

Bugün çok popüler olan, hayatın ve dünyanın düşüncelerle değiştirilebileceği meselesinin çıkış noktası tamamen bu örneklerdir.

Tutkularının meyvelerini tükettiğimiz bütün insanlara teşekkür ediyorum.

Şimdi kendimize soralım;
Tutku ile peşinden gideceğimiz hayalimiz hangisi?

Belki de bu sorunun cevabı, kendimizi gerçekleştirmenin de yolunu açacaktır.

Sevgiyle Kalın
Nilgün TURAN